15 Temmuz 2012 Pazar

Dinlen Bir Nefes AL...


İlişkiye hazır olmamak kavramı bana aslında saçma sapan bir bahane gibi gelirdi. Değilmiş şu sıralar öğrendim. Hayatımda kimseye yer yok belki de kardeşim olmadığı paylaşmayı bilmediğim içindir diyicem ama sanmıyorum. Hayatımın hemen her alanında insanlarla iyi geçinmişimdir. Bencil olsam bunu yapamazdım sanrım. Zaman zaman iyi giden ilişkilerimde oldu. Tabi uzun zamandır hayatımda kimsenin olmamasından da kaynaklanıyor olabilir bu yalnızlık sendromunun nedeni. Ha başta dediğim şu ilişki lafını ‘’AŞK’’ için kullanmadım herhangi biriyle yaşanan her hangi bir bağdan bahsediyorum.
İnsanlara bazen kendini anlatmak çok zor oluyor. Hele ki karşıdan da aynı duyarlılığı istediğiniz anlardansa imkânsıza oynuyor oluyor oluyorsun. Burada asıl mesele kendini ne kadar iyi hissettiğin. Eğer ki zaten kötüysen karşıdakine çatmanın anlamı yok. Yani o yapamıyorsa yapamıyordur. Kendi gerginliğini de üstüne koyup olayı büyütmenin anlamı yok. Kalkıp ta bana aman sen demagoji yaptın, orasından tutuyorsun, duymak istemiyorsun, bana felsefe yapma gibi salakça ve geri kalmış kalıplarla konuşan biri için ne gerek var insanın kendini yıpratmasına. Tabi konuşmak kolay bende arada kendimi kaybediyorum.

14 Temmuz 2012 Cumartesi

Bu Sefer Yazdım...


İyi misin kadar nefret ettiğim başka bir soru yok. İyi değilim işte adam benimde ağızım beynim var istesem gelip anlatırım n’olduğunu. Sana ne benim nasıl olduğumdan. Zaten en sinsi durumdur bu iyi misin sorusunun anları. Baştan salakçadır, sana yakın olanla derdinden anlayanla sen zaten o ana birliktesindir. En güzel yanıtta mırıldanarak iyim demektir. Bu da demek oluyor ki sana n’oluyor? Kısacası prim vermemek gerek bunlara. Hem senden uzak olan sorar bu soruyu ve genelde azından laf alıp pusuda beklettiği nefretini ortaya çıkarmak için sorar bu saçma soruyu. Hala kanıp ta derdini anlatacak biri varsa ya o çok kötü zamanlar geçiriyordur ya da artık ona yardım eli uzatılamaz.
Şu sıralar duymadığım ama bakışla davranışla en çok hissettiğim olay bu.

10 Temmuz 2012 Salı

Oradan... Buradan.... Yorgunum Amaan Amaaan...


O kadar yorgunum ki postu yazmak için ne çabalar harcamam gerekti...Sakın sormayın aman İşte bir Amann Amaaan :D   tam posta uygun. Modemim temizlik uğruna karıştı. Kablolar isyan bayrağı çekti. O kadar gezmenin üstüne temizlik yaptım. Üstüne en beğendiğim model bir elbise kaptım. 21.yy da olsak da sünnet düğünü adı altında bir saçmalık için koşuşturuyoruz. Fakat bana ağır gelen koşuşturmak değil misafir. 
Misafirinde çeşitleri var nasıl insanlar çeşit çeşit, misafirlerde öyle. Burada önemli olan o evin kurallarına uymak. Arkanda bir yığın kargaşa ve iğrençlik bırakıyorsan(tabi bana öyle geliyor bekli her çocuklunun evine çevriliyor evimi ama olmaz öyle benim evim temiz düzenli olmalı!!!).Hatta üstüne birde evde sigara içilmediği halde evde astımlı olduğu halde kalkıp gece 5 sularında evde sigara içiyorsan.(hala geçmedi koku misafi sonrası temizlikle bile!!!) Üzgünüm dostum bu son gidişlerinde biri o eve. Evde hasta varken sen kapı pencere acar saçma sapan hareket edersen olacağı bir daha davet edilmemen hatta ret edilmen olur. Kısacası bu konuda çok dertliyim. Hani bazı insanlara bir şey diyemiyoruz ama belli oluyor ya tavrımızdan bende aynen öyle yaptım. Çünkü elimden daha fazlası gelmiyordu. İnsanlar misafirliği hizmetçi bulmak gibi anladığından artık kimseyi evime pek çağırmıyorum. Ev dediğimiz ortam zaten o kadar özel ki her kese açılmaması gerek bence. Çünkü en ufak bir olayda yakınınız sizin canını nasıl yakacağını böyle daha iyi biliyor. O yüzden kimseyle aşırı içli dışlı olmaya gerek yok. 
Tabi bu kadar gezmemin bir mükâfatı olarak annemden bir Mango elbise geldi.

8 Temmuz 2012 Pazar

Masallarım Hiç Bitmesin Istiyorum...

Yelkenler geçer ak denizlerden 

Derin düşlerimde, yerin diplerinde 

Bir kuş uçar yele 

Masallarım biter 
Titretir tenimi gecenin ayazı 
Şarkımın melekleri 
Korurlar yatağımı, öper yanağımı 
Bir kuş konar yele 
Masallarım biterMaviler büyür 


Bir Bahçe Klasiği : 70'lik Sonrası..


İçki içmek çok ayrı bir konudur. Kiminin bir tarafıyla içtiği, kimininse dozunda bıraktığı bir olgudur. Kimi hiç içemez, kiminin sınırları yoktur. Böylesi farklı bir olayı tabi ki her aile gibi beni ki de yapıyor arada. Dün de aynen öyle günlerden biriydi. Genelde her şeyi ayarında yapmaya alışık ailem bu sefer dozu biraz artırmışlardı. Sıkı aile dostu olduğumuz için kızlarıyla ben film izlerken onlarda bahçe sofrası mangal falan derken iki 70’lik Yeni Rakı içmişler.Eee kimin ailesi onlarında rakı markası takıntıları var.

7 Temmuz 2012 Cumartesi

Bana Özel...


Evet, kabul ediyorum bir az takıntılıyım. Olaylar aklıma geldikçe çıldırıyorum. Sinirlerimi bozuyor insanların alay etmeleri. Ben tek başıma yaşaya bileceğim bir dünya istiyorum bana ne. Yapamadığım elimden gelmeyen şeyler olabiliyor. Ama bunların gözümün içine sokulması işte o an içimden başka bir yaratık çıkı veriyor. Sinirlerimin birleşmesinden oluşmuş bir şey o. Doğru insanların canlarını sıkmak için her şeyi yapa biliyorum ama napıyım elimde değil işte bazen kaybediyorum kendimi. Dramalar planlar kraliçesi oluyorum aniden. Çok masumum aslında ama beni tanıyan bir kişi bile buna inanmaz işte. Çok cadıyım. Hatta cadalozum. Kendimle karşılaşmaktan korkuyorum. Korkularım var her kes gibi. Ezilmek kadar korktuğum tek bir şey var ömrümü yalnız tamamlayacak olmam.
Çok iyi olmak istiyorum ilgi alanlarımda. Mutlu olmak istiyorum. KAZANMAK İSTİYORUM ANDLL HKK’u. Çok çirkef biride değilim aman ha böyle anlattığıma bakmayın.

6 Temmuz 2012 Cuma

Yeni Bir B Lazım :)

Bu sefer yazı biraz faklı başlayacak çünkü bu şarkıyla okumanızı istiyorum.Bağlantı Buradan . Çünkü ben şuan aynen böyle hissediyorum. 
Kendime yeni bir ben lazım dediğim son sene bundan tam 1 yıl önceydi. O kadar güzel başardım ki meyvelerini toplamayı bekliyorum. Fakat bu bana yenilenmem gerektiği unutturamıyor maalesef. Başardığımı biliyorum bazen insanın lehine çevrilir ya her şey işte bana da aynen böyle oldu. Şarkının başı aynen aşk durumumla ilgili olsa da o beni bu yıl bulacak bekliyorum.  Ama ben nasılsa bu sene benim yılım emeklerimin karşılığını alıcam

B'nin dönüşü


Yazmak bana huzur veriyor. Uzun zamandır kafamda dolaşan şeylere yeni yeni odaklana biliyorum. Bazı boş şeyleri benim kaçamaklarım olduğu fark ettim. Geçen zamanlara yanamam o kadar çok çalıştım ki kafam kuma gömülü yaşadım bir süre. Sonra zamanda yolculuk  yaparcasına neler olmuş döndüm baktım. Bulabildiğim tek şey ise hiçlik. Çünkü insanlar her yaşananı iyi de kötü de olsa unutuyor.

Burada Kaybola Bildin mi?